Page 213 - 2020_2021_mantik_muh
P. 213
Hikâye Unsurları - I TEST | 34
2. Çatıdaki adam gözlerinin büsbütün karardığını ve 4.
güneş vurmuş gibi beyninin içinde gürültüler oldu- Okul zamanı tarlada çalışmak zorun-
ğunu hissetti. Çatının kenarına dayanan ayakla- Olay: da olan öğrencinin üzüntüsü
rı titriyordu. Yavaş yavaş dizlerinin gevşemeye ve Yer: Tarla
bükülmeye başladığını fark ederek elleriyle başı-
nın üst tarafındaki tahtalara tutunmak istedi. Fakat Zaman: Ekim, öğlen
parmakları da gevşemişti ve hiçbir şeye sıkıca ya- Kişiler: Semurhan, anne ve baba
pışamıyordu. Vücudu yaş tahtaların üstünde hafif Anlatıcı: III. kişi
bir gıcırtı çıkararak ağır ağır kaydı. Çatının kenarı-
na kadar gelip orada bir an takılır gibi olduktan son- Aşağıdaki metinlerin hangisi bu yapı unsurları-
ra aşağıya, sokağın ortasına, içi toprak dolu bir çu- na uygun olarak kurgulanmıştır?
val gibi boğuk bir ses çıkararak düştü. A) Her sonbahar geldiğinde böyleydi. Okulu bir ay-
Bu parçanın hikâye unsurları ile ilgili aşağıdaki- lığına asıyor, tarlada çalışıyordum. Ekmek kapı-
lerden hangisi söylenemez? mız buraydı. Mahalledeki herkes çalışmak zo-
A) 3. Kişili anlatıcı ağzı kullanılmıştır. rundaydı. Çünkü hepimizin tek gelir kaynağı bu-
B) Olayın geçtiği yer çatı olarak belirtilmiştir. rasıydı. Annem ve babamla birlikte buradan al-
C) Zaman, öğle vaktidir. dığımız paraları biriktirir, kış için kullanırdık.
D) Olay, bir kişi etrafında dönmektedir. B) Güneş, sıcaklığını iyice hissettirmişti. Ekim
ayında öğle vakitleri hep böyle sıcak olurdu.
Semurhan, anne ve babasıyla pancar tarlasın-
da çalışıyordu. Okullar açılalı bir ay olmuş, Se-
murhan ise henüz okula gidememişti ve bu du-
rum onu çok üzmüştü. Kendi kendine “Şu işler
bir bitsin, gideceğim.” diye söyleniyordu.
3. Nasreddin Hoca Akşehir’de pazarda dolaşırken, bir C) Seslerin geldiği yöne doğru ilerledi. Anne ve ba-
papağanın on iki altına satıldığını görünce şaşıp ka- bası Semurhan’a artık gitme vaktinin geldiğini
larak yanındakilere sormuş: söyledi. Ekim ayında tarlada pamuk toplamak
“Bu kuş neden bu kadar para ediyor?” oldukça keyifli bir iş gibi duruyordu. Evden al-
“Bu papağandır.” demişler, “Konuşur.” dıkları eşyalarla tarlanın yolunu tuttular. Sonba-
Hoca doğru evine gitmiş. Hindisini koltuğunun altı- harın bu sayılı günlerinde öğle sıcağını hisset-
na alıp pazara getirmiş. mek Semurhan’ın çalışma iştahını artırıyordu.
“Kaça hindi?” diye sormuşlar. D) Tüm arkadaşlarım okula gitmiş bense ailem-
“On beş altın.” demiş Hoca. le tarlada çalışmak zorundaydım. Bu durum
“Bir hindi on beş altın eder mi?” demişler. beni oldukça üzüyor ve okuldan ayrı kalmaya
“Görmüyor musunuz!” demiş Hoca; “Yumruk kadar çok içerleniyordum. Takvim yaprakları ekim ayı-
papağanı on iki altına satıyorlar.” nı gösteriyordu. Tüm aile hasat zamanı burada
“Onun marifeti var, insan gibi konuşur. Ya seninki kalır ve gül toplardık. Sonrasında okula başlar,
ne yapar?” diye sormuşlar. eksik kaldığım yerleri telafi ederdim.
“O düşünmeden konuşur.” demiş Hoca, “Bu da in-
sanlar gibi düşünür.”
Yukarıdaki metinde aşağıdaki unsurlardan han-
gisiyle ilgili kesin bir bilgi yoktur?
A) Yer
B) Olay
C) Zaman
D) Şahıs
207

